20.09.2017 Başak Burcunda Yeniay; Toprak Suya Doyunca


Merhaba, Bir süre yayınına ara vermiş olduğum Gökyüzü Günlüğünü görmüş olduğum lüzum üzerine 20.09.2017'de başak burcunda yeniayla birlikte yeniden açıyorum. Benim için astroloji kişisel yolculuğumda bir süreçti ve kendi adıma bu süreci tamamlamıştım ama toplumsal sorumluluk düşüncem sebebiyle bir süre sizlerle bu sürece bilgi ve deneyim aktarımı şeklinde devam etmiş ve sonrasında astrolojiden aktarım olarak uzaklaşmıştım, fakat gördüğüm lüzum üzerine bir süre daha yazılarımla sizlerle birlikte olmaya karar verdim. En azından durum şu an için öyle görünüyor. Hayatta çok uzun süreli planlar yapmam, çünkü karmamız sebebiyle bilmediğimiz alanlara savrulabiliriz ve planlarımız gerçekleşmeyebilir. Bu yüzden şu ana dek yazmış olduğum astroloji içerikli yazıları sizler için astroloji arşivinde derledim ve astroloji meraklıları için orada durmaktadır. Burçların Yaşam Serüveninde eksik olan kova ve balık burçlarının serüveni ise bu yazının ardından bir kaç güne kadar yayına girecektir. Bu vesileyle bana mail atarak kova ve balık burçlarının serüveninin ne zaman yayınlanacağını soran arkadaşlara da burdan bir göz aydını vermiş olayım.

 

 Görsel: #aylinyabanogluart


Şimdi gelelim bu ayki yeniaya...

Başak-balık aksına her baktığımda aklımdan şu düşünceler geçer hep: İnanç bilince çıkarılamadığı sürece neye benzer, zehirli bir sarmaşığa mı, evet sanki biraz öyle gibidir, yayılır yayılır zehirler durur adeta. Deneyimlenmeyen bir inanç felsefesi ezber düzeyinde kaldığı zaman neye benzer, yaşamı zedeler durur sanki. Kişisel menkibenin gerçekleşmesine olanak vermez, eğer şans yardım etmiyorsa büyük olasılıkla süreci sekteye uğratır sanki.

Başak balık aksında bir yanda en ince ayrıntısına kadar katı realite, diğer tarafta ise uçsuz bucaksız hayal dünyası vardır.


Başak toprak grubu bir burçtur; yaşamı maddi anlamda inşa etmeye gelmiş burçlardan biridir. Balıksa maddenin maneviyata açılan büyük kapısıdır ve kişinin zihninde hayal olarak herşey mümkündür. Tanrının evidir orası adeta ama yaşama geçebilmek için maddeyle yani başakla temas etmesi gerekmektedir. Fakat bu yeniayda şaşırtıcı bambaşka bir işleyiş gerçekleşmektedir.  Sebebiyse bu yeniayın balık burcunun astrolojik evinde yani 12. evde gerçekleşmiş olmasıdır. İşleyiş sanki tersine dönmüş gibi görünmektedir. Ülkece çok kayıplar yaşadığımızdan mıdır nedir, yeniay nadasa yatmış gibi kolektif bilinçdışına çekilmiş gibi görünmektedir. İnançların ciddi anlamda sorgulandığı bir zamanın tohumları atılmaya başlanacak gibi durmaktadır. Çünkü başak burcu doğası itibariyle analiz eden bir burçtur, hizmetin burcudur ve yaşamdaki amacı ayıklama ve mükemmelleştirmedir.


Bu konumlanma bazı bırakışları ve kayıpları da bünyesinde barındırmaktadır. Analiz ederken hatalar düzeltilir, arındırılır, yeniden yapılandırılır. Uzun bir bilinç serüveninin henüz başında olan toplumumuzun ihtiyaçları yeniden şekillendirilmeye başlayabilir. İnanç adına öldüren, kafa kesenlerin var olduğu bir dünyada kafa kesenin kafasını sorgulama zamanı çoktandır geldi de geçiyor bile. Yaratıcının bir insana benim hükmümü sürebilmeniz için öldürün diyebilme ihtimalinin de... Ya da bir yaratıcının olup olmadığı... İnanç da bireysel bir yolculuktur, ama aleniyete açıldığında ister istemez yayılma eğilimi gösterir; tümüyle insan doğası ile bağlantılıdır, fakat kesinliğinin ispatı zordur. Yaşamın gerçek olup olmadığının sorgulandığı bir boyutta, inancın da kesinliğinin sağlanması imkansıza yakın durmaktadır. Bu noktada bireyin durup sorgulaması gerekir, bu inançla yaptığım tam olarak nedir diye. Yeniaya devrimlerin gezegeni olan Uranüs gözle görünür elle tutulur olmayan ama bir şekilde kasma enerjisini hissettiren bir açılanma içinde. Bir yüksek gerilim var fakat bu henüz açığa çıkmamış vaziyette.


Yeniaya eşlik eden mücadele gezegeni Mars, iletişim gezegeni Merkür ve ilişkilerimizi simgeleyen Venüs başak burcunda yer almaktadır fakat bulundukları ev konumu grupları, partileri, sosyal organizasyonları sembolize eden kova burcunun doğal evi olan 11. evdir. Bu ayın haritasında özellikle bu alanlarda yoğun bir hareketlilik göze çarpmaktadır. Fakat yeni ay 12. evde yer aldığından henüz yeni oluşumlara yol açabilecek bir gökyüzü konumlanması bulunmamaktadır, fakat bol miktarda hareket olacağını düşünmekteyim. Bu üç gezegenin hemen karşısında yine balık burcunun gezegeni olan Neptün yer aldığından bu hareketliliğin henüz ayaklarının yere basmaya hazır olmadığı, kaotik bir yapıda olduğu görünmekte... Bol miktarda hayal, yüksek idealler var, fakat henüz maddesel sağlamlık içermemekte... Diğer taraftan yine kolektif bir gezegen olan -burçlar kuşağından atılan fakat şahsi görüşüme göre halen etkisi tam gaz süren- Pluto bu üçlü kombinasyona 120 derecelik bir açı yapmakta. Bir yenilenme ve dönüşüm sürecinin zorlayıcı etkileri sürmekte ama realiteye ne kadar iyi hizmet edecek o kısım biraz karışık görünüyor.

Bu yeniayın en dikkat çekici unsuru ise  yükselen burcun terazide yer alması ve şans gezegeni olan Jüpiterin orda konumlanması ve Uranüsle karşıt açı yapması. Bu açı zaten bir süredir devam etmekte. Ciddi reformların gündeme getirilmek isteneceği fakat genel tablo biraz karışık olduğundan sürecin gelgitli olacağı... Sürekli bir yenilik arayışı fakat istikrarın henüz sağlanamaması, aslında bu tabloyu en iyi özetleyen düşünce de denilebilir. Kişisel ilişkilerde de bu gelgiti bolca hissedebilir ya da yaşayabilirsiniz.
 
Bu gökyüzü kombinasyonunda sabit yıldızların asıl mesaji içinde barındırdığını düşünmekteyim. Plutoya yakın duran, yay takım yıldızında bulunan Rukbat yıldızı eğitim ve öğrenimle ilişkili bir yıldızdır.  Bu alandaki değişiklikler zorlayıcı ve kriz yaratıcı olabilir.

Yeniaya kare açı yapan Satürne yakın duran, Ophicius takımyıldızında bulunan Ras Alhague yıldızı feminen karakter taşıyan bir yıldızdır, sağaltıcı ve iyileştirici unsurlar taşır; çoğu zaman da kişi kendini iyileştirmek zorunda kalır.

Jüpitere yakın duran, Bootes takım yıldızında bulunan ve hayali uzaylı varlıklarla ilişkilendirilen Arcturus yıldızı ise harekete geçme, yeni metodlar deneme ve daha önce denenmemiş olanı yapmayı sembolize eder. Ülkemizde özellikle son yıllarda artan arabuluculuk faaliyetleri ve bu alanda bir yol gösterici olarak benim de görev almam ve özellikle de bu yönde yoğunlaşma isteğim sanırım toplumuzun ihtiyacı olan ve sürekli dile getirilen, arzulanan ama bir türlü ulaşılamayan barışı öğretmede bir yardım aracı olarak arabuluculuğun -bu yöntem gelecekte var olsun ya da olmasın- bugün ihtiyaç duyulan bir olgu olduğunu bizlere işaret etmektedir.

Gökyüzü kombinasyonundan anlaşıldığı üzere, en çok ihtiyacımız olan şey, umut...

Yazımı şiirlerine tesadüfen denk geldiğim ama cümlelerini sevdiğim bir şairimizin dizeleriyle bitirmek istiyorum...

"Önümüz kış belki, ömrümüz bahar
Umudun sesine gelirmiş sabah…
İbrahim Tenekeci"

Sağlıcakla kalın...

Aylin Yabanoğlu

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile