Terazi Burcunun Yaşam Serüveni

 

Sevgi ise sevişeceğiz seninle

Kavga ise dövüşeceğiz seninle

Ölümü de paylaştığımız yaşamda

Ortaklaşa bölüşeceğiz seninle.

 

 

Terazi burcunun yaşam serüveni ve diğer burçlarla olan uyumu ve uyumsuzlukları: Terazi burcu astrolojide bireysellikten paylaşıma geçilmeyi temsil eden burç olarak kabul edilmektedir.

Terazi burcu hava elementinden ve öncü nitelikte bir burçtur. Yöneticisinin Venüs olması sebebiyle onu dengelemek adına karşısında koç burcunu görmektedir. Doğanın dengesi terazinin denge arayışıyla birlikte kurulacaktır. Bu yüzden de terazi burcunun hep karşısındakini düşünme ve onunla  birlikte hareket etme isteğini dengeleme adına ben enerjisini öğrenmeye ve deneyimleyerek hayatına katmaya ihtiyacı vardır. Bu yüzden terazi burçlarının güçlü Mars özelliği olan insanlarla yaşamlarında bolca deneyim yaşayarak benlik duygularını geliştirecek deneyimler edinmesi ve bu özelliklere sahip kişileri yaşamlarına çekmeleri olağan kabul edilmektedir. Özellikle koç burcu dengenin diğer ucunda bu yüzden bulunmaktadır.

 

Ben, biz arasındaki denge terazi – koç aksında paylaşıma açılır.

 

Koç burcu yaşamın başladığı ana denk gelen burç olması sebebiyle daima ben diyen bir buçtur, terazi ise benliğin bir diğeri ile paylaşıma açıldığı, ortaklık ve evlilikleri temsil eden 7. evde konumlanması sebebiyle biz duygusuyla hareket eden bir burçtur. Bu yüzden bu iki burcun birbirinin yaşamına adeta tehdit eder vaziyette durması, yaşamdaki en hassas dengenin gerçekleşmesi açısından büyük  önem taşımaktadır. İnsan tek başına yaşamını sürdüremeyeceğinden ve doğası itibariyle buna ihtiyaç duyacağından muhakkak bir diğeriyle yaşamının çeşitli noktalarında yakınlaşma ihtiyacı duyacaktır. Bu yakın bir dost ya da bir iş ortağı olabileceği gibi,  bir hayat ortağı seçme yoluyla da olacaktır. Bir diğeriyle bu şekilde yakınlaşma ve iç dünyasını paylaşma biz kavramının yaşama geçmesine sebep olacaktır. Bunu zodyakta temsil etmek görevi ise terazi burcuna verilmiştir. Peki terazi burcu biz derken, karşısında sürekli ben diyen koç burcunu gördüğünde onunla ne gibi dersler deneyimleyecektir, aralarında 180 derecelik açı bu ilişkiye ne tür bir gerilim katacaktır ve terazi burcu bu deneyim tamamlandığında hangi yaşam deneyimlerini kendine katmış olacaktır.

 

Terazi burcu “biz” olma adına sürekli karşısındakinin isteklerine önem verip, kendini çoğu zaman ihmal edebileceğinden işte en önemli ders bu noktada ortaya çıkacaktır. Koç burcu teraziye “ben” olmayı ve gerektiğinde “ben” diyebilmeyi öğretecektir; bizi gerçekleştirirken o “biz” kavramının içindeki “ben”ler ne kadar sağlıklıysa, “biz”in de sağlamlığı o oranda artacaktır. Ve sürekli bir diğerini düşünmek kişinin benlik duygusunu zayıflatan bir olgu olduğundan, sürekli diğerinin haklarını düşünmekten kendi haklarını sürekli kaybeden bir “ben”in adaleti ne kadar sağlıklı kılacağını soracaktır koç burcu, terazi burcuna. Terazi burcu ise adaleti de temsil eden bir burç olma sebebiyle, bu hassas dengeyi sağlayabilmek adına, kendi de dahil olmak üzere iki tarafı da dinleyip, gerektiğinde kendini sorgulıp gerektiğinde de karşısındakini durdurarak gerçek adaleti sağlamayı öğrenecektir. Ve adaleti gerçekleştirebilmek adına yeri geldiğinde bunun için savaşabilmeyi de öğrenecektir aynı zamanda koç burcundan. Venüs’ün zaman zaman savaşçı olarak adlandırılması da işte bu yüzdendir.

 

Terazi burçlarının diğer köşeleri tutmuş olan ve kendisi gibi öncü burçlardan olan toprak elementinden oğlak ve su elementinden yengeç burcu ile yaşamları boyunca sürtüşme yaşaması da kaçınılmazdır. Bu burçlar arasında kare açı oluşmaktadır ve bu gerilimden de terazi burcunun öncü ve hava elementinin faydalı yönlerini geliştirecek, zararlı yönlerini törpüleyecek yaşam dersleri alması muhtemeldir. Aynı şekilde yengeç ve oğlak burçları da bu gerilimden kendilerine düşecek yaşam derslerini elbette ki deneyimleyeceklerdir.

İşte yeniden kozmik kare karşımızda…

Terazi burcunun su grubundan yengeç burcuyla deneyimleyeceği derslere bir bakalım. Yengeç burcu duyguları, çocukluk bilinçaltını, aileyi ve anneyi temsil eden bir burçtur. Kişi yetişkinliğe adım attığında bir diğeriyle yaşamını paylaşmak isterken, onu çocukluğuna bağlayan anne ile ilişkilerini yeniden düzenlemek zorundadır. İşte bu noktada bunu kabullenmek istemeyen yengeç burcuyla, geçmişiyle, çocukluğuyla ve annesiyle sürtüşme yaşaması kaçınılmazdır. Anne çocuğunu bırakmakta zorlanacaktır. Ama bu yaşamın döngüsü ve sağlıklı işleyişi için gereklidir. Bir paylaşım gerçekleştirebilmesi için geçmişiyle ilgili sorunlarını çözmesi zorunludur, aksi takdirde sevmeyi ve sevilmeyi öğrenemeyecektir. Sevmeyi ve sevilmeyi başarabilmek, ve bir diğeriyle yakın ilişki kurmayı başarabilmek ancak duyguların paylaşıma açılmasıyla gerçekleşir. Bu da kişinin gerek anne, gerek aile ve gerekse kendi duygularıyla uyum içinde olmasıyla gerçekleşebilir. Bunları öğrenemediği ya da başaramadığı takdirde ne kendine, ne de yaşama faydalı olamayacak, bu da onu sürekli geri çeken bir enerji olarak yaşamında akacağı için sürekli mutsuzluk, depresyon ve hayattan kaçma dürtüleri şeklinde geri dönecektir. Ya da kişi uzlaşmak yerine, büyüdüğünü ispatlama adına aileden kaçarak uzaklamak isteyecek ama duygusal olarak kökten onlara bağlı olduğundan bu kaçış kişiyi dönüp dolaştırıp onlarla uzlaşma noktasına getirecektir.

Bu gerilimli ilişki tamamlandığında kişi kendini çocukluğundan özgür kılarak büyüyecek, annenin duygusal yolculuğundan çıkıp kendi duygularını keşfedecek ve kendi duygusal yolculuğuna çıkmak adına kararlar almayı öğrenecektir. Bu da kuracağı ilişkilerin daha duygusal derinlikte olmasını sağlayacaktır.

 

Diğer köşe de ise oğlak burcu bütün azameti ve disipliniyle bakmaktadır terazi burcuna… Ve söylediği sorumluluklar, sorumluklar ve sorumluluklardır. Çünkü eğer kişi yaşamında ortaklıklar gerçekleştirmek istiyorsa bu yapıları sürdürebilmek için bu yapıların sorumluluğunu taşıması gerekliliği vardır.   Bir ilişki kurulduktan sonra bu ilişkinin nasıl sürdürüleceğini, bu ilişkiyi besleyip büyütebilmek için yapılması gerekenleri, onun nasıl geliştirebileceğini oğlak burcunun sürekli hatırlattığı sorumluluk duygusuyla bararılabileceğini öğrenecektir. Hava grubundan olan terazi burcuna bu yapılarla uğraşmak başta oldukça zor gelecektir elbette. Ama sürekli birileriyle yakınlaşmak adına içi boş, yüzeysel ve kalıcı olmayan yapılar gün gelip kumdan kaleler gibi çöktüğünde, oğlak burcunun kendisine ne anlatmak istediğini anlamak zorunda kalacaktır terazi burcu. Ve bir ilişkiye sahip çıkarak, onun sorumluluğunu taşımanın eskisi kadar zor gelmeyeceğini görecektir.

 

Terazi burcu koç burcundan ben duygusunu geliştirmeyi, yengeç burcundan kendi duygusal yapısını oluşturması gerekliliğini, oğlak burcundan da bir ilişkinin getirdiği sorumlulukları yüklenmeyi ve taşımayı öğrenecektir. FONT face="Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif">Bütün bunlar yaşanırken, elbetteki terazi burcunun akıl danışabileceği arkadaşlara da ihtiyacı olacaktır.

Kozmik kareden kurtuluş yoktur ama bu dayatmayı kabullenmeye yarayacak ve  terazi burcunun yaşamda üzerine düşen görevleri layıkıyla yerine getirebilmesi için  kendisine yardımcı olacak bazı unsurlar olacaktır elbette; yaşam o kadar da acımasız değildir.

Bazıları zorlamaksızın, bazıları ise biraz zorlayarak destek olan yardımcılardır bunlar…

 

Terazi burcunun biraz çabayla anlaşabildiği burçlar aslan ve yay burçlarıdır. Aslan burcu ateş elementinden ve sabit nitelikte bir burç olduğundan, biz anlayışı içinde kendini varlığını muhafaza etmesinin gerekliliğini ve yaşadığı her ilişkinin kendini oluşturmasında etkisi olduğundan, bu etkiyle nasıl daha yaratıcı olacağını öğretecektir terazi burcuna. Yay burcu ise aslan gibi ateş elemetinden olmakla birlikte değişken nitelikte bir burç olduğundan, terazi burcuna biz olmanın da kendine has bir felsefesi olduğunu ve kendisine bu anlamda bir yaşam felsefesi oluşturması gerektiğini söyleyecek, ayrıca her ilişkinin kişinin değişiminde çok önemli bir faktör olduğunu ve gene her ilişkinin kişinin yaşam felsefesini zenginleştirici etkisi olduğunu öğretecektir.

 

Terazi burcunun herhangi bir çaba göstermeksizin anlaştığı burçlar ise kendisiyle aynı elementten olan kova ve ikizler burçlarıdır. Aynı element özelliklerine sahip oldukları için aralarında daha rahat, daha kendiliğinden akan enerjiler sözkonusudur. Bu burçlarla da çatıştıkları noktalar olacaktır elbette, özellikle nitelik açısından ama bu dersler de fazla yıpratıcı olmadan gerçekleşir.

 

Sabit nitelikte olan kova burcundan ilişkiye girdiği kişiyle aynı hedeflere sahip olmayı ve bunun için gerektiğinde omuz omuza yürümeyi, değişken nitelikteki ikizler burcundan ise ilişkilerdeki sözel iletişimin ve zihin uyumunun ne denli önemli olduğunu öğrenecektir.

 

Peki içten içe terazi burcunu huzursuz ederek dürten burçlar hangileridir:

 

Bunlardan ikisi terazi burcuyla 150 derecelik açı yapan balık ve boğa burçlarıdır. Terazi burcunun bu iki burç yardımıyla öğrenmesi ve deneyimlemesi gereken kavramlar huzur ve güven ile kendini adamak ve fedakarlıktır.

 

Önce boğa burcuyla yaşayacağı deneyimlere bir göz atalım. Boğa burcu yaşamda değerleri temsil eden bir burçtur ve sahip olduğu değerlerle kendine huzurlu bir güven ortamı yaratmayı amaçlar, terazi burcunun ise bir ilişkiye girerken böyle hedefleri yoktur. Bütün isteği birleşmek ve biz olmaktır, oysa ilişkilerin temelinde bulunması gereken “güven” çok önemli bir unsurdur. İşte boğa burcu terazi burcunun karşısında sürekli bir şekilde çıkarak, kuracağı ilişkilerde güven kavramının gerekliliğini ve bir ilişkinin ancak bu şekilde daha huzrlu olabileceğini, aksi takdirde temelinde güven yatmayan bir ilişkinin  kişiyi şüphelere sürükleyeceğini ve bu da bir gün “biz” in zarar görerek dağılmasıyla sonuçlanacağını öğrenecektir.

Balık burcu ise su elementinden ve değişken nitelikte bir burç olup, terazi burcuna öğreteceği derslere bir göz atalım. Balık burcu biz olmanın gerçek anlamda birlik demek olduğunu, bunun içinde kişinin o ilişkiye kendini adaması ve yeri geldiğinde bütün fedakarlığını gösterebilmesi gerektiğini, aksi takdirde terazinin “biz” kavramının dar anlamda bir “biz” kavramı olduğunu söyleyecek ve bir şekilde terazi burcunun bunu anlaması için onun karşısına farkettirmeden çıkacaktır. Bu ilişki tamamlandığında terazi burcu uğruna kendini adayabileceği, her türlü fedakarlığı gösterebileceği ilişkiler ağı olmadan gerçek anlamda bir “biz” ilişkisi kuramayacağını öğrenecektir.

 

Balık ve boğa burçları  terazi burcunun karşısına bir şekilde çeşitli yollardan çıkarak, onun bu gerçeklerle  tanışması için ellerinden geleni yaparak, her karşılaşmalarında ona bunu hatırlatacaklardır. Terazi burcu ise bunları görmezden gelmeye devam edecek ama içten içe onu huzursuz eden bu hatırlatmalarla da yaşamını sürdürmeye devam edecektir, ta ki önemli bir olayla bu gerçeklerle yüzleşene kadar. İşte o an terazi burcu gerçek anlamda biz kavramını yaşamına geçirmeyi başarabilecektir.

 

Terazi burcunu bir gölge gibi takip eden burç ise başak burcudur. Başak burcu her olayı derinlemesine analiz eden ve mükemmeliyetçi yaklaşıma sahip bir burçtur. Terazi burcunun 12. evinde kaldığı için bir gölge gibi kendisini takip eden başak  burcu, terazi burcunun yaşamın bu yönünü de deneyimlemesi ve bu duyguyu da öğrenebilmesi bakımından yaşamında sıkça onunla karşılaştığı bazı görünmez olayları deneyimlemek zorunda kalacaktır. Terazi burçlarının karşısına bir şekilde çıkarak onun ilişkilerinde nasıl daha seçici ve daha mükemmeliyetçi bir yaklaşıma nasıl sahip olabileceğini ve kuracağı ilişkilerle topluma nasıl daha iyi hizmet verebileceğini ona sessiz bir şekilde hatırlatıp duracaktır.

 

Koç burcuyla atılan tohumlar boğa burcuyla toprakta yeşerip, ikizler burcunda bilgiyle devam ederek, yengeç burcuyla duygulara doğru sınırsız bir yolculuğa çıkılacak, aslan burcunda yaratmanın keyfine varılacak, başak burcunda ise mükemmelliğe ulaşma adına hizmet ederek faydalı olmanın sınırsız doyumuna ulaşılacak, terazi burcunda ise ideal dengenin nasıl sağlanacağı ve uyuma nasıl ulaşılacağı araştırılacak, akrep burcunda ise tensel paylaşımın ve dönüşümün sırları araştırılacaktır.
 

Aylin Yabanoğlu

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile