Yazdır

Kuşku Üzerine...

in YAZILAR
18. 09. 19
posted by: Administrator

Ertan Yurderi yazdı;

Kuşlar arasında yarasa ne ise, düşünceler arasında kuşku da odur... İkisi de hep alacakaranlıkta uçarlar.

Kuşkularımızı baskı altına almak, hiç değilse gözaltında bulundurmak zorundayız, çünkü kafamızı bulandırır, arkadaşlarımızı yitirmemize yol açar, işimizi altüst eder, çığrından çıkarırlar.

Diktatörleri zorbalığa, kadınları kıskançlığa, bilge kişileri bocalamalara, kara düşüncelere sürükler kuşku.

Gönlümüzün değil, kafamızın bir yetersizliğidir kuşkular. En babayiğit insanda bile bulunurlar. Bu yaradılışta kişilere kuşkunun pek zararı dokunmaz, çünkü böyleleri çoğunlukla enine boyuna düşünür, haklı bir neden bulmadıkça bir konuda kuşkuya kapılmazlar. Korkak yaradılışlarda ise kuşku çok kolay kök salarlar.

İnsanı, az bilmek kadar kuşkulandıran hiçbir şey yoktur, onun için kuşkuyu bilgimizi artırmakla yenmeye çalışmalıyız, sürekli içimizde taşımakla değil.

Ne istiyor insan? Çalıştırdığı ya da birlikte iş gördüğü kimseleri birer ermiş mi sanıyor? Onların da kendi çıkarlarına bakacaklarını, her şeyden önce kendilerine çalışacaklarını bilmiyorlar mı? Bu bakımdan, kuşkularımızı gidermenin en iyi yolu, bu kuşkular gerçekmiş gibi işlerimizi görmek, yanlışmış gibi de dizginlemektir.

Kuşkularımızdan, kuşku duyduğumuz şey gerçekmişcesine tetikte olmaktan yararlanmalı, ancak bundan zarar da görmemeliyiz.

İnsanın içinde kendiliğinden doğan kuşkular, sinek vızıltısını andırır; ama başkalarınca içimize sokulan, yapay yoldan beslenen dedikodularla, fısıtlılarla uyandırılan kuşkular çok can yakar.

Gerçekte, böyle bir kuşku ormanına düşen kimsenin yolunu bulabilmek için başvurabileceği en doğru şey, kuşkulandığı kişiyle açıkça konuşmaktır. Böylece, hem insan gerçeğin iç yüzünü eskisinden daha iyi öğrenmiş olur, hem de karşısındakinin kuşku uyandırabilecek davranışlardan bundan böyle sakınmasını sağlar.

Kuşkularından kuşku duyulan kimseler hiçbir zaman içtenlik göstermezler.

"Kuşku inancı başından savarmış"... Peh ne abesle iştigal bir laf bu... Oysa gerçekte kendini haklı çıkarabilmek için, inancın körüklenmesi gerekir.