Kromoterapi: Uygulamalı Renk Terapisi

18. 09. 16
posted by: Administrator

 

Biliyoruz ki evrende var olan her şey kendine özgü bir titreşime sahiptir. Renklerde, bir ışık frekansının belli orandaki yoğunlaşması sonucunda ortaya çıkar. Elektromanyetik yelpazeye baktığımızda, yelpazedeki her rengin kendine özgü bir titreşime sahip olduğunu görürüz. Aynı şekilde, insan vücudundaki hücre, organ, kas ve kemik de belirli bir frekansla titreşir. Bu frekansın değişmesi, hastalığa sebep olur.
Sağlıklı yaşamanın bir koşulu da, bedendeki renk enerjilerinin uygun bir denge halinde bulunmasıdır. Bu denge durumunun bozulması hastalığı doğurur. Renkle tedavi biliminin gayesi, bedendeki renk enerjileri arasındaki doğal dengeyi yeniden inşa etmek yoluyla hastalıklarla mücadele etmektir.
"Eğer bir rengin frekansını kullanarak, bu organın yeniden doğru titreşmesini sağlarsak, yani hasta olan bölgeye gerekli olan rengi verirsek, değişmiş olan titreşimi yeniden dengeye kavuşturabiliriz." Çünkü beden, uygun şartlar altında, her zaman orijinal yapısını yeniden kazanma eğilimine sahiptir.

Renk terapisi geniş yelpazede uygulanmaktadır. Bunların en önemlileri şöyledir:

Renkli ışık: 1 - Işık Kutusu, 2 - Projektör, 3 - Renkli Cam, 4 - Renk Meditasyonu
· Kumaş ve dekor : 1 - Kıyafetler ( iç çamaşırları ) 2 - Örtü ve çarşaflar ; pembe, yeşil, sarı rahat nefes aldırır. 3 - Perdeler. 4 - Duvar ve mobilyalar 5 - Doğa ve bitkiler
· İmajinasyon : ( Gözde canlandırma )
· Renkle nefes alma
· Yiyecek, içecekler, renkli sular

ÇAKRALAR İÇİN RENK TERAPİSİ; Renklerle şakralar arasındaki ilişki

Kromoterapi adıyla bilinen renk tedavisi eski Mısır'da, Çin'de ve Hindistan'da çok eskiden beri biliniyordu. Bu tedavi yöntemi insanda bazı renklere ait merkezler olduğu teorisinden yola çıkmaktadır. "Chakra" (şakra) adı verilen bu merkezler belirli organları yönetir. Daha öncede söylediğimiz gibi vücudumuzda 7 tane şakra, "enerji merkezi" vardır. Bunlar belirli renklerle de uyum halindedir. Organik veya psikolojik nedenlerden dolayı bu merkezler görevlerini yapamaz duruma gelince, hem idare ettikleri organlarda bazı hastalık belirtileri görülmeye başlanır, hem de uyum halinde bulundukları renk titreşimleri azalarak bu renge olan ihtiyaçları artar. Kromoterapi de bu duruma gelen hastaya aksayan şakranın rengiyle ilgili tedavi uygulanır.

RENKLERİN ÖZELLİKLERİ

Kırmızı:
Kırmızı, oldukça canlandırıcı bir renktir. Taşıdığı özelliklerle "kök şakrayı" harekete geçirir. Kırmızı, sahip olduğu yoğun enerji sebebiyle fiziksel bedenimize enerji ve canlılık veren bir ışındır. Bedenin özellikle yapıcı, üretici ve onarıcı fonksiyonlarını düzenler. Bu renk, üşütmelerde, dolaşım bozukluklarında ve tükürük bezi rahatsızlıklarında tedavi amacıyla kullanılabilir. Kırmızı, vücut sıcaklığını arttırmak ve kan dolaşımını hızlandırmak için çok uygun bir renktir. Ama bu renk, intikam, kin, öfke, aşk ve seks duygularını da harekete geçire-bileceği için, çok dikkatli kullanılmalıdır.

Turuncu:
Turuncu ışın "ikinci şakrayı" kontrol eder. Bu renk en basit tanımıyla, neşenin ve bilgeliğin rengidir. İnsanlardaki sosyalleşme duyguları, turuncu yardımıyla faaliyete geçer. Psikolojik yönden, turuncu ışın zihinsel bastırmaların ve çekingenliklerin giderilmesinde birebirdir. Akılcı yaklaşım gerektiren durumlarda, mantal seviyenin yükseltilmesi açısından büyük faydası dokunabilir. Zihinsel genişlik kazandırdı-ğından, anlayışı ve hoşgörüyü artırır. Kişinin içinde bulunduğu depresyon ve duygusal dengesizlik hallerinde de turuncu renk kullanılabilir. Bu rengin beden içinde en etkin olduğu yer, adele sis-temidir. Dalak, pankreas, mide, bağırsak ve böbrek rahatsızlıklarında turuncu renk tedavi amacıyla kullanılabilir.

Sarı:
Sarının en etkin olduğu bölge, güneş sinirağı adını verdiğimiz "üçüncü şakradır". Bu rengin enerjisi, kişinin zihinsel faaliyetlerini her yönüyle harekete geçirir. Ayrıca, moral çöküntüsünü ortadan kaldırabileceği gibi, kişiye yeni bir yaşama sevinci ve gücü aşılayabilir. Sarının yardımıyla insandaki iyimserlik ve kendine güven duyguları artar. Karaciğer, mide, bağırsak, sinir zayıflığı (nevrasteni), deri ile ilgili sorunlar, ve şeker hastalığı durumlarında sarı ışın kullanımı faydalı olabilir. Kısaca sarı renk ve onun altın sarısı tonları, hem hayati vücut fonksiyonları, hemde zihin üzerinde olumlu etkiler yaratır.

Yeşil:
Yeşil ışın, "kalp şakrası" tarafından emilir ve kalp merkezini kontrol eder. Dünya üzerinde en çok bulunan renklerden biridir. Yeşil, doğanın, dengenin, barış ve uyumun rengidir. Yeşil renk sakinleştirici bir özellik taşıdığı için, enerjimizi dengeler ve şefkat duygularımızı arttırır. Dostluk, ümit, inanç ve barış duygularının geliştirilmesine yardımcı olur. Yeşil, kalp rahatsızlıklarında, yüksek tansiyonda, baş ağrısı ve bitkinlik hallerinde tedavi amacı ile kullanılır.

Mavi:
Mavi, "gırtlak şakrasının" rengidir. Bu merkez, insanın en gelişkin kendini ifade etme melekesini idare eder. Mavi, enerji sistemimizi serinletici ve dinlendirici bir özellik taşır. Vücut enerjilerini dengeleyerek, etkin bir antiseptik görevi yapar. Vücut ısısında yükselmeye yol açan enfeksiyonlu hastalıklarla mücadele etmek içinde kullanılır. Ayrıca solunum sistemini güçlendirip düzene sokar. Bunlardan başka yüksek tansiyonun düşürülmesi ve çeşitli boğaz sorunlarının giderilmesi için de mavi renk kullanılır. Astım, suçiçeği, sarılık, romatizma ve çeşitli çocuk hastalıkları, bu rengin enerjisi yardımıyla engellenebilir. Şoklar, uykusuzluk ve dönemsel ağrılar içinde yararlıdır. Ayrıca sezgilerin güçlendirilmesi ve üzüntü duygusunun giderilmesi için mavi renk çok uygun bir renktir.

Lacivert (çivit mavisi)
Lacivert renk, ruhsal ve fiziksel rahatsızlıkların giderilmesinde çok etkin bir yeresahiptir. Bu rengin en önemli etki alanları "alın şakrası" bölgesinde bulunur. Dolayısıyla da, söz konusu şakrayla bağlantılı tüm fonksiyonların dengelenmesi ve bir düzene kuvuşturulmasıyla ilgilidir. Turuncu ışın gibi zihnin genişlik kazanmasına yardımcı olur. Onu korkulardan ve çekingenliklerden kurtarır. Ayrıca laciverdin yatıştı-rıcı ve dinlendirici özelliğide vardır. Bu renk, lenf ve salgı bezleriyle birlikte, vücuttaki bağışıklık sisteminin güçlenmesinide sağlar. Bu rengin enerjisi çok iyi bir kan temizleyici olduğu için, vücudun toksinlerden arınmasını kolaylaştırır. Beynin her iki yarımküresi arasındaki uyum, yine laciverdin oluşturduğu olumlu etkilerdendir.

Mor (menekşe):
Bu renk, tayfın enerji ışınları içinde en yüksek titreşime sahip olanıdır. Başın üzerindeki "tepe şakrasını" kontrol eder. Mor bütün öteki renklerden farklı olarak, vücudun iskelet yapısını etkiler. Ayrıca ruhsal ve fiziksel açıdan vücudu toksinlerden arındırıcı, antiseptik (mikrop kırıcı) bir özelliğe sahiptir. Bu yönüyle de, fiziksel ve ruhsal dünyamızın enerjileri arasında sağlıklı bir denge kurulmasını kolaylaştırır. Mor renk enerjisi çeşitli kanser türlerinin tedavisinde kullanılabilir. Özellikle eklem iltihabı hastalıkları mor renkle iyileştirilebilir. Ayrıca, bu renk yıpranmış olan sinir sistemi üzerinde fevkalade teskin edici, yatıştırıcı bir etki yapar. Bu renk ayrıca ruhsal, sezgisel melekelerin geliştirilmesine yardımcı olarakta kullanılabilir.

Bildiğiniz gibi şakralar kapalı olduğu zaman enerji akımında problem meydana gelmektedir. Şakralar değişik yöntemlerle açılmakta bu yöntemlerden biride renk terapisidir.Bu terapi için aşağıdaki yolu izlemeniz gerekir:
· Şakraların renginde yedi adet kumaş hazırlayın.
· Sakin bir ortamda olayları gözden geçirin ve sizi en çok etkileyen olayın üzerinde durun.
· Bu renkli kumaşların yararlı olacağına inanarak 3-5 dakika zihinsel olarak yoğunlaşıp , derin nefes alıp verin.
· Şakraların rengindeki kumaşları tek tek üzerinize yerleştirin.
· Bu işlemi enerjiyle şarj olduğunuzu hissedene kadar devam edin.

RENK SOLUMASI EGZERSİZİ

n Rahat bir konumda oturun veya yatın. Belkemiğinizin düz olmasına özen gösterin. Ayak tabanlarını içe dönük bir vaziyette yere doğru tutun.
n Gözlerinizi kapatıp derin ve ritmik nefesler alın. Evrenin sonsuzluğundan kopup gelen saf ve beyaz bir ışık girdabının , kafanızdan girip vücudunuzun en uzak köşelerine kadar yayıldığını ve sonra da ayak tabanlarınızdan çıkıp gittiğini varsayın.

n Kafanızın çevresinde ve üstünde hafif pembelikte ve macenta rengi ağırlıklı bir ışık küresinin oluştuğunu hayal edin. Bu enerji dolu sıcak ışığı, beş kez derin derin soluyun.
n Ardından tüm dikkatinizi alnınızın orta kısmında toplayın ve sağlık dolu mor rengi beş kez içinize çekin.

n Yavaş yavaş troit bölgesine gelin. Mavi rengi beş kez hissederek soluyun.
n Dikkatinizi kalbinizle boğazınız arasındaki bölgeye kaydırın. Serinletici ve taze turkuaz rengini beş kez soluyun.
n Biraz aşağı inerek kalp bölgesinde huzur dolu yeşil rengi içinize çekin.
n Şimdi vücudunuzun parlak altın sarısı bir haleyle çevrelendiğini hayal edin ve rengi de beş kez soluyun.
n Tüm dikkatinizi dalak bölgenizde toplayın ve turuncu rengi soluyun.
n Biraz daha aşağı inip kırmızı ışıkla çevrelendiğinizi düşünüp bu rengi soluyun. Bu renk sizi sağlamlaştırır, dayanma gücünüzü arttırır.
n Son olarak vücudunuzu beyaz bir ışık fanusunun içinde hayal edin ve beş kez nefes alıp verin. Biraz daha aşağı inip kırmızı ışıkla çevrelendiğinizi imgeleyin.


Dr. Davut İbrahimoğlu

Kaynak: http://www.tamtip.com

Küresel Isınma ve Sağlığımız

 

 

Ertan Yurderi yazdı; Küresel ısınma sadece doğayı etkileyecek bizler de lay lay lom bundan hiç etkileyenmeyecekmiş gibi düşünüyoruz. Oysa küresel ısınmayla birlikte sağlığımız da bundan nasibini alacak gibi gözüküyor…

 

Bu konuda üniversitelerdeki yetişmiş uzman [ ... ]

SOSYAL İÇERİKDevamını oku...
Bilgenin Patikası: Lao Tzu

 

Fotoğraf: Kyo- Autumn Walk

 

Dağ yolundan yukarı doğru, anayoldan saparak bir patikada tek başıma yürüyüşe çıktım. Yarı açık bulutlu bir hava, serinliği tenini sarıyor, daha bir dinçsin daha bir diri. Severim serinliği. Yüksekten geçen beyaz bulutların altından bir berraklık [ ... ]

YAZILARDevamını oku...
Saldırganlık Doğuştan mı?

 

 

Trakya Üniversitesi (TÜ) Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Tolga Arıcak, erkeklerin kadınlara oranla daha saldırgan olduğunu söyledi.
“Araştırmalara göre, erkeklerde kadınlara oranla saldırganlık duygusu daha ön planda” diyen [ ... ]

HABERLERDevamını oku...
Evrensel İletişimde Semboller

 

 

İnsanlar binlerce yıl öncesinden beri bir düşünceyi ifade edebilmek için türlü yollar denemişlerdir.  Farklı bölgelerinde farklı diller konuşulan bugünkü dünya üzerindeki iletişimde,  harflere dayalı alfabe ile konuşmak ve yazmak yetersiz olduğundan ortak algının kavrayışına [ ... ]

YAZILARDevamını oku...
Kuşku Üzerine...

Ertan Yurderi yazdı;

Kuşlar arasında yarasa ne ise, düşünceler arasında kuşku da odur... İkisi de hep alacakaranlıkta uçarlar.

Kuşkularımızı baskı altına almak, hiç değilse gözaltında bulundurmak zorundayız, çünkü kafamızı bulandırır, arkadaşlarımızı yitirmemize yol [ ... ]

YAZILARDevamını oku...
Anıların Nereye Ait

Persistence of Memory- Salvador Dali

 

hani çocukluğunun geçtiği o eski evin
önüne çıkarsın tesadüfen
başını kaldırır
pencerelerine bakarsın
ve bir gülümseyiş bırakırsın kapısına
kapıları kapalıdır
zorlarsan açılır belki
korkarsın açıldığında göreceklerinden
anıları
hatırlamak [ ... ]

BLOG-NOTDevamını oku...
Dünyanın En Eski Bayramı: Nevruz

 

Dünyanın en eski bayramı Nevruz, Türk dünyasında Göktürkler’in Ergenekon’dan çıkışı ve 12 hayvanlı Türk takviminde yeni yılın başlangıcı olarak 5 bin yıldan bu yana kutlanıyor. Kimi topluluklar, bu günü Tanrı’nın dünyayı yarattığı gün, kimileri Nuh Peygamber’in [ ... ]

YAZILARDevamını oku...
Buda ve Budizm

 

Budizm'in kurucusu Buda (Guatama, Gotama) ( MÖ.563 - 483 ) Kuzey Hindistan'da Lumbini koruluğunda doğmuş bir filozoftur. Buda “aydınlanmış” anlamına gelir. Budizm'in en güçlü yayılma dönemi Hint Hükümdarlarından Aşoka (MÖ. 273 - 236) zamanına rastlar. Aşoka zamanında Budizm [ ... ]

YAZILARDevamını oku...
Yalansız Yaşamak

 

 

Son zamanlarda aklıma ciddi ciddi takılan bir konu var; yalan. Elimden geldiğince kaçındığım bir durumdur yalan söylemek, eh insanlık halidir ya bazen gerçekleri olduğu gibi karşınızdakine aktarmak istemediğiniz zamanlar oluyor. Aslında bu durumu hakkınız olarak da değerlendirebiliriz. [ ... ]

BLOG-NOTDevamını oku...
Diğer yazılar...