Hemen Kulağınıza Götürmeyin

in YAZILAR
19. 02. 28
posted by: Administrator

Prof. Dr. Kumbur, cep telefonunun verdiği zararları en aza indirmek için telefonu açtıktan birkaç saniye sonra konuşmaya başlamayı önerdi. Yolculuklarda ise sürekli baz istasyonu değiştirildiği için yüzde 50 daha fazla enerji yüklemesi gerçekleşiyor. Mersin Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Halil Kumbur, birkaç küçük önlemle cep telefonunun verdiği zararların en aza indirilebileceğini söyledi.


Prof. Dr. Kumbur, uluslararası bilimsel araştırmaların cep telefonunu sık kullananlarda vücut ısısının artmasına bağlı olarak işitme ve görme bozukluluklarıyla kanser riskinin arttığının belirlendiğini dile getirdi.


GSM firmalarının rekabeti ve bedava görüşmelerin, cep telefonuyla gereğinden fazla konuşma yapılmasına hatta konuşma çılgınlığına neden olduğunu belirten Prof. Dr. Kumbur, cep telefonunun verdiği zararı en aza indirmek için alınması gereken önlemleri anlattı.


Prof. Kumbur, şu bilgileri verdi:
“Cep telefonu diğer birçok elektronik eşyalar gibi sadece alıcı değil aynı zamanda verici durumundadır. Bu nedenle aşırı derecede cep telefonu kullanan kişilere elektrik yüklemesi yapar. Telefona ilk sinyal geldiğinde doğrudan açılarak kulağa götürülmemeli, aksi halde kulağa götürülen telefonla vücut yüzde 50 daha fazla enerji saldırısına maruz kalır. Telefon çalıp, açma düğmesine dokunduktan birkaç saniye sonra ‘alo’ denmeli. Çünkü, cep telefonu çalmak üzereyken nasıl ki bilgisayarlarda titreşim oluyor, görüntü bozuluyorsa, insan vücudu da biz hissetmesek de cep telefonunun sinyalinden etkileniyor.”


Prof. Dr. Kumbur, araçla yolculukta da sürekli baz istasyonu değiştiren cep telefonunun daha fazla zarar verdiğini belirterek, şunları kaydetti:
“Cep telefonu ile görüşmeler, baz istasyonlarındaki vericiler aracılığıyla oluyor. Kişinin bulunduğu yer en yakın vericinin kapsama alanının dışında kalıyorsa görüşme mümkün olmaz, ancak buna rağmen kişi cep telefonu ile bir yeri aramada ısrar ederse her aramada elektrik yüklemesine maruz kalır. Bu nedenle, ulaşılamayan telefonlarda şansı çok zorlamamak lazım.”


YOLCULUK YAPARKEN KONUŞMAYIN
Prof. Dr. Kumbur, yolculuk sırasında da cep telefonunun aracın geçtiği güzergahta sürekli baz istasyonu değiştirildiğini, bu değişimler sırasında da yüzde 50 daha fazla enerji yüklemesi olduğunu bildirdi. Kumbur, “Cep telefonu ile uzun görüşme sırasında beyin sıvısının sıcaklığı 0.1 santigrat derece artıyor” dedi.


Kumbur, cep telefonunun gece yatarken yakın bir mesafeye bırakılmaması, sürekli şarzda takılı bulunmaması gibi küçük önlemlerin de ihmal edilmemesini önerdi.


NTVMSNBC 
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Eşruhumuzu Nasıl Buluruz?

 

Ertan Yurderi yazdı; Spiritüel konularla uğraşan kişilerin ağzına pelesenk olmuş bir kavram vardır. Eşruh konusudur bu... Bu kişiler hep bir gün eşruhlarıyla karşılaşacakları anı bekler dururlar... Bence bu nosyonun da bir illüzyon olabileceği şüphesi var içimde... Umarım [ ... ]

YAZILARDevamını oku...
Süper Kadın Olma Hastalığı

 

Süper kadınların hastalığı olarak adlandırılan 'fibromiyalji' de hastalar, yaygın kas ağrıları, çarpıntı, migren, ellerde uyuşma, barsak spazmları, gaz şikayetlerinden yakınıyor. Hastalar doktora 'Her yerim ağrıyor, dayak yemiş gibiyim, sabah bitkin kalkıyorum' diyerek geliyor. [ ... ]

YAZILARDevamını oku...
Kahveyle Parasetamolü Karıştırmayın

 

Yeni bir araştırmaya göre parasetamol alırken çok miktarda kafein tüketmek karaciğerde hasara yol açıyor.

Kafein ve parasetamol karışımının karaciğer üzerindeki etkisinin karaciğer yetmezliğine yol açan alkol-parasetamol karşımıyla aynı olduğu belirlendi.
 
Uzmanlar, yıllardır [ ... ]

SOSYAL İÇERİKDevamını oku...
Her Bahar Geldiğinde

6O’lı yıllarda doğduğumda bunun başıma gelen en büyük felaketlerden biri olduğunu bilmiyordum elbette; sonradan öğrenmem de biraz sarsıcı oldu, hele tiki gençliği tanıdıkça… Bilseydim öte tarafla yeniden bir kontrat yapar, 2000'li yıllarda “Bağdat Caddesi”nde doğmak istediğimi [ ... ]

BLOG-NOTDevamını oku...
Bağımlılık Psikolojisi

 

 


Nevzat Tarhan yazdı; İnsan bilinciyle ilgili bilimsel çalışmalar arttıkça “arzu, iştah ve şehvet, haz, mutluluk” kavramlarının psikolojik ve biyolojik sınırları daha da karışmaya başladı. İnsanoğlunun istekleri sınırsız fakat gücü sınırlıydı. Bu isteklere ulaşmak [ ... ]

YAZILARDevamını oku...
Yengeç Burcunun Yasam Serüveni

uzak anılar

yengeçler gibi

çıkıyorlar bir gün batımına

son güneşler son güneşler de düşüyor bak

tüm metal dairelerinle sen çıkıyorsun yaşamıma…

Lale Müldür

Yengeç burcunun yaşam serüveni ve diğer burçlarla olan uyumu ve uyumsuzlukları:

Yengeç burcu yaşamda duyguların [ ... ]

BURÇLARIN SERÜVENİDevamını oku...
Yunus Emre'nin Hümanizmi

Ertan Yurderi yazdı;

Yunus Emre’ye ve şiirlerine olan merakım yaklaşık 7 sene önce başladı. Emekli olmadan önce çalıştığım şirketin düzenlediği bir fuar sırasında Yunus hayranı bir gönül dostu ile tanıştım. Kendisiyle yaptığım görüşmenin akabinde Yahoogroups’ta birgaripyunus [ ... ]

YAZILARDevamını oku...
İsis'in Yarası

 

 

- Her şeyden önce sunu çok iyi kavramak lazım: erkekler eril, kadınlar da dişil diye bir şey yok. Eril-dişil enerjilerin bizim kadın mı erkek mı olduğumuzla fazla bir ilgisi yok. Bütün bu eril-dişil dengeleri ve dengesizliklerinin hepsi de tamamen her birimizin kendi içimizde [ ... ]

YAZILARDevamını oku...
Elementlerin Ad ve Sembollerinin Asıl Kaynakları

 

 

Element, Grekçe’de “elementa” kelimesinden türemiştir ve bir merdivenin ilk basamaklarına tırmanmak anlamına gelir. Bir bilim veya metodun ilk unsurları anlamına gelen bu kelime, ayni zamanda kimyada farklı atom yapısına sahip 108 madde türlerine de denilir. Ancak simya, astroloji [ ... ]

YAZILARDevamını oku...
Diğer yazılar...