Deniz Suyunu Arıtmak Zarar Getirebilir

18. 09. 23
posted by: Administrator

 

 

Deniz suyunu tuzdan arıtarak içme suyu elde etme çabalarının, küresel ısınmayı hızlandırabileceği açıklandı.

Uluslararası Doğal Hayatı Koruma Vakfı tarafından yapılan açıklamaya göre deniz suyunu tuzdan arıtarak içme suyu elde etme çabaları yarardan çok zarar getirebilir; gittikçe daha geniş bir şekilde yapılan bu uygulama, küresel ısınmayı hızlandırabilir.

“Deniz suyunu tuzdan arıtmak çok pahalı ve bunun yanında çok enerji tüketimi ve bol sera gazı üretimi gerektiren bir süreç” diyen vakfın Küresel Temiz Su Programı Direktörü Jamie Pittock, bu yöntemin kullanımının devam edeceğini; ancak su sağlamak için her zaman daha emin yollar olacağını da sözlerine ekliyor.

Deniz suyu arındırma yönteminin aşırı kullanımının, tuzla oluşumuna, sera gazlarının artmasına ve sahillerin harap olmasına yol açacağı öne sürülüyor.

Bu ve benzer yapay yöntemlerin bilinçsiz kullanımı, aslında yapılmasi gerekeni de engelleyebilir; akarsular ve sulak bölgelerin koruma altına alınması. Pittock, “İhtiyacımız olan bu tür kontrolsüz mühendislik girişimleri değil. Yapmamız gereken dünyanın kaynaklarına doğa ile uyumlu koruma yöntemleri geliştirmek » diyor.

Deniz suyunu tuzdan arındırma işleminin en çok yapıldığı yerler, dünyanın en susuz, kurak ve en kalabalık bölgeleri. Aralarında Avustralya, Ortadoğu, İspanya, İngiltere, ABD, Hindistan ve Çin var.

Doğal Hayatı Koruma Vakfı verilerine göre Arabistan Yarımadası, temiz su ihtiyacının % 60’ını denizsuyunu arındırarak sağlıyor. İspanya ise tarımsal sulamasının %20’sini bu yolla elde ediyor.

NTV

Yürüyüş

Dalgın dalgın yürüyordu. İçini nedensiz korkular kaplamıştı; sanki çok kötü bir şey olacakmış gibi. Sık sık olurdu bu. Bu duygudan kurtulmak için uzun yürüyüşlere çıkardı ve yürüyüşün sonunda kendini daha iyi hisseder vaziyette eve dönerdi. Korktuğu da olmazdı elbette. [ ... ]

BLOG-NOTDevamını oku...
Tekamül

 

Lifting of the human spirit - Aleksander Balos - Credo

 

TEKAMÜL

Ellerin vardı, ağzın, dişlerin

Öldürdün

Ayakların vardı, yürüdün bir taş aldın yerden

Öldürdün

Taşın keskin kenarını gördün gözlerinle

Öldürdün

Bir sopa buldun, aldın eline

Öldürdün

Taşın [ ... ]

YAZILARDevamını oku...
Şamanlık ve Doğa Öğretisi

Şaman Kadını

 

Bilimcilerin Farklı Görüşleri
Şamanizm'in başlangıçta Batılılar'ca çoktanrılı bir din zannedilmesindeki ana etken, Şamanizm hakkında yeterince bilgisi olmayan ilk Batılı gezginlerin Şamanizm hakkında Batı'ya aktardıkları yüzeysel bilgilerden kaynaklanmıştır. [ ... ]

YAZILARDevamını oku...
11:11 Nedir?

 

11 Ocak 1992'de, 11:11 denen büyük bir gezegensel aktivasyon gerçekleştirildi. Dünyanın her tarafında yüz bini aşkın insanın katıldığı bu olayın amacı 11:11 Girişini açmaktı. Bu Giriş, iki çok farklı tekâmül sarmalı, dualite ve birlik sarmalı arasındaki geçiş kuşağıdır. [ ... ]

YAZILARDevamını oku...
Sebep Ayna Nöronlar mı?

Sürü Psikolojisine Sebep Ayna Nöronlar mı? Fransa Jean Nicod Enstitüsü Öğretim Üyesi Pierre Jacob, ekip çalışması, çete davranışları ve sürü psikolojisi gibi öğelerin altında insan beynindeki ''ayna nöron''ların bulunduğunun düşünüldüğünü bildirdi. Jacob, "Bu sistemi [ ... ]

HABERLERDevamını oku...
Değişen Dünyada Acıdan Huzura

 

Roberto Assagioli yazdı;

ACIDAN MEDİTASYONA

Acı ve huzur; insanın içsel gelişiminde, gerçek benliğinin şuuruna varmaya başlamasından, evrensel yaşamla can-ı gönülden birleşmesine, kozmik ritmlerle uyum haline ulaşmasına kadar takip ettiği yolda iki zıt kutuptur.


Gelişime [ ... ]

YAZILARDevamını oku...
Kuşku Üzerine...

Ertan Yurderi yazdı;

Kuşlar arasında yarasa ne ise, düşünceler arasında kuşku da odur... İkisi de hep alacakaranlıkta uçarlar.

Kuşkularımızı baskı altına almak, hiç değilse gözaltında bulundurmak zorundayız, çünkü kafamızı bulandırır, arkadaşlarımızı yitirmemize yol [ ... ]

YAZILARDevamını oku...
Eşruhumuzu Nasıl Buluruz?

 

Ertan Yurderi yazdı; Spiritüel konularla uğraşan kişilerin ağzına pelesenk olmuş bir kavram vardır. Eşruh konusudur bu... Bu kişiler hep bir gün eşruhlarıyla karşılaşacakları anı bekler dururlar... Bence bu nosyonun da bir illüzyon olabileceği şüphesi var içimde... Umarım [ ... ]

YAZILARDevamını oku...
Asâ Kimin Elinde?

 

Ali Ömer AKBULUT yazdı; Şairin gecekondusu yok artık. İçler acısı hâline aldırmadan şehre inmeye kalkınca da altı sabit kalemlerle çizildi. Şehrin/şehirlinin [okuyucunun]omuzları üzerinde yükseltilip aşağıya; yola fırlatılan şair bir yolunu bulup [oto]yoldan çık[a]maz, [ ... ]

YAZILARDevamını oku...
Diğer yazılar...